a.ü.'de 4 öğrenci satırla yaralandı

dtcf polis 17

üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesinde 24 mart pazartesi günü bir öğrencinin okuldan ayrılırken her daim okulda bekleyen sivil polislerin ve özel güvenliklerin gözü önünde ülkücülerce satırlanmasının ardından dün de (25 mart) 1'i dil tarihte, 2'si tandoğan kampusunda olmak üzere GençSen üyesi 3 arkadaşımız okul yemekhanelerinde satırlı ve sallamalı saldırıya uğradılar

dil tarihteki olayda yemekhanede yemek yiyen Selçuk Akbıyık isimli arkadaşımızın yanına gelen ülkücüler 'seni reis çağırıyor' diyerek arkadaşımızı götürmek istemiş, gitmeyince ve diğer öğrencilerde hareketlenme olunca da bir anda satırlarla arkadaşımızı yaralamışlardır. boynundan başından ve kolundan yaralanan arkadaşımız hastaneye kaldırılmıştır. akşam saatlerinde de hastaneden çıkarılmıştır.

olay sırasında yemekhanede bulunan sivil polisler gerginlik anını görmelerine rağmen olaya müdahale etmemişlerdir. satırlama olayına müdahale etmeyecekse bu sivil polslerin yemekhanede ne işi vardır? geçen yıl da sınavda arkadaşlarının ve hocalarının gözleri önünde Baran adlı bir arkadaşımız satırlı saldırıya uğramıştı. katları kameralarla donatan okul yönetimi yaşanan olaydan sonra hepsi okulun öğrencisi olan ülkücülerin hiç biri hakkında soruşturma açmamıştı. yine soralım o zaman satırla adam yaralayanlara soruşturma açılmayacaksa kime açılacak? bu dönem aynı okulda 6 arkadaşımız savunmaları dahi istenmeden afiş astıkları için 1 ay uzaklaştırma aldılar. bu olayda da okul yönetimi üzerinde baskı oluşturulmazsa, bu adi köpeklerin yaptıkları yanlarına kalacak ve ceza almayacaklardır. yaşanan olaylardan sonra solcu, ilerici, devrimci öğrencilerin kendi güvenliklerini sağlamak zorunda olduğu açıktır. şimdiden sonra yaşanacak olaylarda mağdur durumda olan ve kendini savunan öğrencilerde kimse kabahat aramamalıdır.

yine olay sırasında çardak ve orta bahçede toplanan ve arkadaşlarının durumunu öğrenmek isteyen öğrencilere polis yaptıkları eylem kanunsuz olduğu gerekçesiyle saldırmıştır. aynı zihniyete sahip ülkücü ve polislerin arasından su sızmadığını belirtelim. ben geçen yılki (30 mayıs) olayda dil tarihin önünde beklerken okulun etrafına toplanan ulkücü çete ile polis kafa tokuşturup selamlaşmıştı. polis ülkücü reise 'la doğramış sizinkiler birini demiş' ulus ülkü ocağı reisi de 'evet iyi yapmışlar ama' diye karşılık vermişti. 24 mart günü de ilk satırlama olayı yaşandığında satırlayanı yakalamayan polis olay yerinde kalan satırı kaçırmaya çaılşmış ancak orada bulunan öğrencilerin müdahalesi ile başarılı olamamıştır.

dün ikinci olay ise tandoğan kampusunda yaşandı. yemekhanede afiş asan 2 genç senli arkadaşımız afişleri indiren bir grubu görünce yanlarına gidip ne yaptıklarını soruyor. ali doğan ve çağlayan çakır isimli arkadaşlarımıza ülkücülerin yanıtı sallama diye tabir edilen bıçaklarla saldırmak oluyor. başından, yüzünden, kaburgalarından ve bacaklarından yaralanan arkadaşlarımız yarın hastaneden çıkarılacak. aynı gün yaşanan bu olayların, yine 24 mart günü istanbul üniversitesi beyazıt kampusu yemekhanesinde bir öğrenci satırla yaralanmıştı, tesadüf olmadığı ortada. gemi azıya alan ülkücü faşistler okullarda ilerici, devrimci öğrencilere göz açtırmayacaklar akıllarınca. ancak havalarını alırlar, yıllardır aynı yöntemleri uygulayan köpeklere dün nasıl pabuç bırakmadıysak bugün de yine bırakmayız. ne polisin ne de üniversite yönetiminin öğrencilerin güvenliklerini sağlayabildiklerinden bahsedemeyiz. hatta yaşanan olaylarda okulun suskunluğu, polisin pervasızlığı ancak ve ancak iş birliğine, en kötü ihtimalle göz yummaya işaret ediyor.

bir de olayın bütün çıplaklığına rağmen medya da yaşanan saldırıları 'okulda satırlı bıçaklı kavga' 'karşıt görüşlü öğrenciler kavga etti' diye servis ediyor. bu yalanın önde gidenidir. medyanın ülkücü faşistlerin itibarının zedelenmesini istemediğinin kanıtıdır ve baskı, zor, terör, zihin bulandırma yoluyla solun alanını daraltmak için söylendiği aşikardır.

sol düşüncede öğrencilerin yıllardır eylemlerinde kullandığı sloganın haklılığı dün yine ortaya çıktı. 'yök, polis, medya', üniiversiteleri özgürleştirmek içinse sloganın kalanının da daha yüksek bir sesle atılması gerekiyor, 'bu abluka dağıtılacak'.

gençsen örgütlen

..
.